Bu sayfa JavaScript ile tam olarak çalışır. Aşağıdaki metin ve bağlantılar, JavaScript olmadan da arşive erişilebilsin diye sunulmaktadır.
Şahin Alpay aklanmalı ve serbest bırakılmalı
Svenska Dagbladet, tartışma sayfası · 14.09.2017
Şahin Alpay, birkaç gün sonra, 18 Eylül günü İstanbul'da yargılanmaya başlıyor. Geçen yaz başarısız darbe girişiminden hemen sonra tutuklandı ve bir yıla yakın bir zaman hakkında bir iddianame olmaksızın cezaevinde tutuluyor. Şimdi öğrendiğimize göre, cumhurbaşkanının hoşuna gitmeyen Gülen hareketi tarafından yayımlanan Zaman gazetesinde yazdığı için suçlanıyor. Savcılık makamı üç kez ağırlaştırılmış ömür boyu artı onyedibuçuk yıla kadar hapis cezasına çarptırılmasını istiyor.
İstenen ceza da iddianame kadar saçma. İddia makamının Şahin Alpay'ın terörizmi teşvik ettiğine ya da ordunun hükümeti devirme girişimini desteklediğine dair tek bir kanıtı bulunmuyor. Suçu iktidarın hoşlanmadığı bir gazetede yazmış olmak. Savcılık, zararlı yorumlarına kanıt olarak 2013 - 2014 yılları arasında Zaman'da yazdığı yedi köşe yazısına atıfta bulunuyor. O yazılarında Şahin Alpay Erdoğan'a karşı kapsamlı yolsuzluk iddialarını ve Türkiye'nin bir polis devletine yönelmesi tehlikesini ele alıyor. Savcılığın Gülen hareketinin gazetelerinden birinde yazdığı yazılarla bu hareketin sözcüsü olduğunu göstermeye çalışması bekleniyor.
İddianamenin Şahin Alpay'ın ik yıldan fazla bir zaman önce yazmış olduğu yazılara dayandırılması dikkat çekiyor.
Şahin Alpay'ın tutuklanması ve şimdi başlayacak yargılaması, Türkiye'de bağımsız akademisyenler, yazarlar ve gazetecilere karşı saldırı ve hapsetmeler zincirinde ürkütücü bir örnek. Onun maruz kaldıkları bizi özellikle üzüyor ve öfkelendiriyor. İsveç'e 40 yıl önce o sıra askeri yönetim altında olan Türkiye'den siyasi mülteci olarak geldi ve Stockholm Üniversitesi Siyaset Bilimi Bölümü'nde öğrenci ve araştırmacı olarak arkadaşımız oldu. Şahin bizlerle, temel ilkeleri özgürlük, akılcılık ve demokratik çoğulculuk olan eleştirel toplum bilim geleneğini paylaşır. İsveç'te siyaset bilimi doktorası yaptıktan sonra yurduna döndü. Türkiye'de gazeteci ve akademisyen olarak yorulmak bilmeksizin demokratik ve eleştirel laik görüşlerini savundu ve bizim de paylaştığımız insan haklarına dayalı Avrupalı kimliğini geliştirmek için çalıştı. Yıllar içinde onunla şahsen ve mesleki bağlamda temas içinde olduk. Onunla diyalogumuz aracılığıyla ve İngilizce olarak da yayımlanan derinlikli ve geniş görüşlü yorumlarından Türkiye ve Avrupa hakkında çok şey öğrendik.
Ürkütücü bir ironi de Şahin Alpay'ın Kemalist elitleri ve ordunun rejimdeki özel yeriyle ilişkilerini tutarlı olarak eleştirmiş olmasıdır. Avrupa ve laiklik yandaşı İstanbul entellektüellerinin çoğundan farklı olarak, erken bir dönemde başlayarak ve uzun süreyle Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı doğuran siyasi akıma anlayışla yaklaşmıştır. İnsancıl ve demokratik değerlere derin bağlılığıyla, AKP'nin Türkiye'nin ihtiyaç duyduğu, büyük kentlerin dışında yaşayan inançlı Müslümanları ve elitlerini temsil eden demokratik ve halka dayalı parti olabileceğini kuvvetle umdu. AKP'nin Hristiyan Demokrat partilerin İslami bir benzeri gibi algılandığı sırada bu mümkün olacak gibi de göründü. Ne var ki gerçek başka oldu. Ne yazık ki Şahin Alpay aniden eleştirel bir destekçi olmaktan çıkıp susturulması gereken tehlikeli bir düşman olarak görüldü. Şahin Alpay'ın arkadaşları ve meslektaşları geçen yıl boyunca çeşitli şekillerde onun başına gelenlere dikkat çektiler ve serbest bırakılması için çağrıda bulundular. Sonbaharda Siyaset Bilimciler Derneği'nin 188 İsveçli üyesi, bu amaçla Türkiye'nin Stockholm Büyükelçisi'ne başvurdular. Geçen Mart ayında İsveçli siyaset bilimci ve gazeteciler Türk adalet bakanına yazarak, Şahin Alpay'ın demokrasiye tavizsiz ve derinlemesine bağlılığına tanıklık edip serbest bırakılmasını istediler.
Şahin Alpay'a karşı yürütülen kovuşturma, Avrupa'da da dikkat çekiyor ve protestolarla karşılaşıyor. Avukatlarının belirtiğine göre, ona ve birlikte yargılandıklarına karşı dava 18 Eylül'de başladığında oniki uluslararası örgüt duruşma salonunda temsil edilecek. Avrupa Konseyi insan hakları komiseri Nils Muiznieks'in mahkeme heyetine şahsen sanıklar lehine bir destek yazısı vermesi bekleniyor.
Bu davanın sonucunun önceden belli olduğu düşünülebilir. Ama eğer Türkiye'de yargı asgari bir bağımsızlık gösterebilecek olursa, Erdoğan'ın atadığı yargıçlar hakkındaki iddiaları reddetmelidir.
Şahin Alpay'ı aklayın ve serbest bırakın!
Maud Eduards
Emekli siyaset bilimi profesörü, Stockholm Üniversitesi
Jan Hallenberg
Dışpolitika Enstitüsü başdanışmanı, Stockholm Üniversitesi ve Savunma Yüksekokulu siyaset bilimi profesörü
Anders Mellbourn
Dışpolitika Enstitüsü eski direktörü ve Dagens Nyheter eski genel yayın müdürü
Michele Micheletti
Lars Johan Hierta kürsüsü siyaset bilimi profesörü, Stockholm Üniversitesi
Olof Petersson
Emekli siyaset bilimi profesörü, Uppsala Üniversitesi
Björn von Sydow
Milletvekili, eski Meclis Başkanı ve eski bakan
Lars Thunell
Uluslararası Finans Şirketi (Dünya Bankası Grubu) eski yönetim kurulu başkanı ve SEB bankası eski grup başkanı
Basında Hakkımda Yazılanlar