Bu sayfa JavaScript ile tam olarak çalışır. Aşağıdaki metin ve bağlantılar, JavaScript olmadan da arşive erişilebilsin diye sunulmaktadır.
Türkiye’nin liberal ve bağımsız sesleri baskı altında
Michael Thumann · Die Zeit · 14 Ekim 2016
Bunlardan biri de Şahin Alpay
Silivri İstanbul’un batısında bir özel güvenlikli hapishane. Ağır ceza suçları için kurulmuş. Şahin Alpay burada yatıyor. Türk devletinin hapsettiği yüzlerce gazeteci ve bilim insanından biri de o. Alpay 15 Temmuz’daki darbe teşebbüsünden hemen sonra evinden alınarak tutuklandı.
72 yaşındaki Alpay Bahçeşehir Üniversitesi’nde siyasal bilimler hocasıydı. Köşe yazıları ve televizyon programlarıyla Türkiye’nin önde gelen liberal seslerinden biri sayılıyordu. İşte tam da bu bağımsız düşünürler ve özgür sesler darbe teşebbüsünden sonra hapse tutuklanarak susturuldular. Hükümet darbeden sorumlu olanları hesap vermeye çağırdığını iddia ederken, Şahin Alpay’ın tutuklanması bu iddianın yersizliğini kanıtlıyor. Şahin Alpay’ın hayatı Türkiye’deki askeri darbelere karşı mücadeleyle geçmiş. Bu nedenle de tutukluluğu Türkiye’de bugün yolunda gitmeyen birçok şeyin sembolü haline gelmiş durumda.
Türkiye’de ordu 12 Mart 1971’de darbe yapmak için sokağa çıktığında Şahin Alpay bir solcu, bir Maocu idi. Radyolarda yapılan anonslarda arandığı ilan edilen Alpay yeraltına indi. Önce Suriye ve ardından da Lübnan’a kaçarak Filistin Kurtuluş Örgütü saflarına katıldı. Sonra da ılımlı solun ülkesi İsveç’e gitti. Doktorasını aldığı bu ülkenin ılımlı koşullarında sosyal demokrasiyi benimsedi.
Türkiye’ye geri döndüğünde, sosyal demokratlığın da yararını görmedi. 12 Eylül 1980’de ordu yeni bir darbe için yine kışlasından çıkacaktı. General Kenan Evren milletin bölünmez bütünlüğü çağrısında bulunurken ve radyolar ‘İleri hep ileri, dönmez geri Türkün askeri!’ nidalarıyla inlerken, gazeteciler ve her kesimden solcular kitlesel olarak zindanlara atıldılar.
Şahin Alpay da tutuklanarak İzmir’de cezaevine götürüldü. İşkence ve eziyete tanık oldu, polislerin tutukluları konuşturmak için kullandığı elektrikli copları gözleriyle gördü. Ama şansı vardı. Akrabaları devreye girdiler ve on gün sonra serbest bırakıldı.
Şahin Alpay yaptığı yorumlarda laik-kemalist darbeci zihniyetin hep karşısında yer aldı ve askerin politikaya karışmasını eleştirdi. 1998’deki darbeyi de mahkum etti.
Bugün tarih tersine dönmüş durumda. Askeri darbecilerin bastırılmasından sonra Şahin Alpay özel güvenlikli Silivri Cezaevi’nde yatıyor. Konulduğu hücreyi iki kişiyle paylaşıyor. Haftalarca kitap ve televizyondan mahrum bırakıldıktan sonra, ilk kez bu hafta odasına televizyon koymasına ve hapishane kütüphanesinden kitap almasına izin verildi. Hücresini terk etmesi, hapishane avlusunda volta atmak için de olsa hala yasak.
Sayıları on binleri bulan tutuklular gibi Şahin Alpay’ın iddianamesi de hala hazır değil. Ne zaman yazılacağına dair bir açıklama da yapılmıyor. Alpay’ın aldığı bir duyuma göre, 2013 yılında ‘’Zaman’’ gazetesinde hükümete ve cumhurbaşkanı ailesine yöneltilen yolsuzluk iddialarına ilişkin yazdığı yorumlar iddianameye esas teşkil edecekmiş.
Alpay meslek hayatı boyunca sol olsun liberal olsun, çeşitli gazetelerde çalıştı. Son yıllarda muhafazakar ‘’Zaman’’ gazetesinde köşe yazmaktaydı. Özellikle de 2011 yılından sonra hükümetin basın üzerindeki baskılarının artmasıyla birlikte, o da diğer liberal aydınlar gibi kendisine bu gazetede bağımsız bir yer bulabilmişti. Oysa ‘’Zaman’’ın patronları Fethullah Gülen’e yakınlıklarıyla biliniyor. Ve Fethullah Gülen de Türk devleti tarafından darbe girişimiyle suçlanıyor.
Alpay geçmişteki darbe teşebbüsleri karşısında Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın yanında yer almış, onu savunmuştu. Bunlardan biri 2007’deki askeri darbe muhtırası idi (27 Nisan Bildirisi), diğeri ise 2008’deki yargı yoluyla hükümeti devirme teşebbüsü idi. Ne var ki, o zamanlar reformları savunmuş olan Erdoğan da 2011’den itibaren Kemalist ordu gibi otoriterleşme eğilimleri gösterince, Alpay’ın eleştirilerinin dozu artmış, Erdoğan’ı ‘İslamcı-Kemalist’ olarak adlandırmıştı. Bu çok yerinde bir tanımdı. Ve Erdoğan’ın canını çok yakmış olmalı ki, Alpay’ın üniversiteden uzaklaştırılmasını bile isteyebilmişti.
Şahin Alpay şimdi Silivri’de bir hücrede yaşıyor ve iktidar sahipleri 1980’de olduğu gibi kendisini yine serbest bırakırlar mı sorusunun cevabını arıyor.
Şu var ki, Şahin Alpay’ı hapiste tutmaya devam eden bir Türkiye askeri darbeyi bastırmış görüntüsü vermekten çok darbeyle devrilmiş bir görüntü veriyor.
Basında Hakkımda Yazılanlar