Bu sayfa JavaScript ile tam olarak çalışır. Aşağıdaki metin ve bağlantılar, JavaScript olmadan da arşive erişilebilsin diye sunulmaktadır.
Hüzün!
Hasan Cemal · T24 · 11 Ekim 2018
Sevgili Cengo'yla Stockholm sokaklarında hasret gideriyoruz. Dünleri, bugünleri, yarınları konuşuyoruz. Her şeyde bir hüzün var. Bilemiyorum, belki de hüsran... Yıllar geçtikçe birçok şeyi hatırlamanın ne kadar acı verdiğini bir kez daha fark ediyorum. Bir kilisenin bahçesinden geçerken, "Gel sana Olof Palme'nin mezarını göstereyim" diyor. Ne kadar sade bir mezar. Taşın üstünde adı ve 1927-1986 yazıyor. Sosyal demokrat lider, bir akşam vakti oğlu ve eşiyle sinemadan çıkar, her zamanki gibi korumasız halde evine doğru yürürken suikasta, bir faili meçhul cinayete kurban gider. Kabrinin yanında fotoğrafımı çekiyor Cengo, yıllarını İsveç sürgününde geçirmiş sevgili Şahin'e gönderiyoruz. Cengo, Şahin'le Fatma'nın Stockholm günlerini anlatırken bir WhatsApp düşüyor cebime:
Fatma Alpay'ın beyin ölümü gerçekleşmiş...
Donup kalıyoruz. Ayvalık Körfezi rüzgarlı. Çam ağaçlarının arasından denize bakan bir evin bahçesinde, sevgili Fatma'nın etrafında toplanmış Şahin'i dinliyoruz.
55 yıl süren beraberliğimizin maalesef üç yılını sürgünde, iki yılını da hapiste geçirdim. Ondan ayrı kaldığım beş yıl için kendimi affetmiyorum. Huzurunuzda ondan bir kez daha af diliyorum. Birlikte yaşadıklarımızın hikâyesini yazıp ölmek istiyorum.
Bir köşeye çekilip sessizce ağlıyorum. Acı içime akıyor. Hayat ne kadar da acımasız. Bir varsın, bir yoksun hikayesi...
PAGE \* MERGEFORMAT 9
Basında Hakkımda Yazılanlar