Bu sayfa JavaScript ile tam olarak çalışır. Aşağıdaki metin ve bağlantılar, JavaScript olmadan da arşive erişilebilsin diye sunulmaktadır.
İçeridekiler...
Ali Sirmen · Cumhuriyet · 11 Haziran 2017
Köşe yazısı yazmak, insana, herkesten bir gün önce yaşamak imkânını veriyor. Örneğin şu anda cumartesi, ama ben sizin pazar günü okuyacağınız yazıyı yazarken, cumartesiden pazarı yaşıyorum. Pazar günleri, nedense hep hapistekileri düşünür, utanırım. Birileri nahak yere hapiste yatarken, elini kolunu sallayarak, dışarıda gezmekten, utanmakta garipsenecek bir yan yok. Bu dönemde hapistekiler, aynı zamanda bizim için yatmaktadırlar. Her sabah gazeteyi aldığımda Cumhuriyet tutuklularını görünce içim bir tuhaf oluyor. Ama üzüntüm, utancım yalnız onlarla sınırlı değil. Aynı görüşleri paylaşmadığım, Nazlı Ilıcak, Şahin Alpay, Ahmet ve Mehmet Altan için de aynı üzüntüyü, aynı utancı duyuyorum. Haksız yere yattıklarına inandığım onlar da özgür olmadan kimse gerçek anlamda özgür olamayacak.
Basında Hakkımda Yazılanlar